Archive for Hakkımda

Yaşam Vizyonu ve Niyeti – 2014’ten 2015’e.

DSC_0950_resizeBugünden bir yıl sonra Anadolu Jam buluşması için Yeniköy Bayramiç’teyim ve kapıdan içeri giriyorum. Sağlıklı gözüken, başının üzerinde bulut gezdirmeyen ve kalbiyle görebilen bir insan olmuşum. Selam veriyorum ve gözlerim eski dostları arıyor. İlk sıcaklıkla kucaklaşılıyor. Ruhum sevinçle dolu. Kokan domatesi, şeftalinin rengini, otların ekşimtıraklığını ve rüzgarı hissedebiliyorum. Üzerimde ruhumu rahat kılan kıyafetler var. Sakallarım onlara ayrı bir renk katmış. Daha olgunum. Ama hala neşeliyim; komiklik yapmayı seviyorum. Gülen insanları duyuyorum, bende gülüyorum. Gülerken göbeğim oynuyor. Öğrenciliğim devam etmekte, eş zamanlı olarak öğretmen olduğum bazı yönlerimde belirginleşmiş.

10443646_10152499312874543_6990758654418273780_nSüper ego oyununda, genç Jammer’lara yardım ediyorum. Bize hayatımızda yapamayacağımız, sevgi bağlarımızın yetersiz olduğu, eksik olduğumuz, başarısız olduğumuz, sevmediğimiz gibi hikayeler anlatan yönlerimizle vedalaşıyoruz. O an, kendi hatıralarım aklıma geliyor. İçimde gülümseyen bir pınarın sesini duyuyorum. Ve artık akıştayım. Öğreniyor, öğretiyor ve paylaşabiliyorum. Yaşam daha yavaş akıyor. Ama her anı yaşam dolu ve bunu fark edebiliyorum. Tıpkı eskiden olduğu gibi; tüm güzellikleri öpüyor ve onlara sarılıyorum. Read more

Word Cloud for 2013!

Welcome 2013!

A year, dedicated to be the human who I am or at least more close to my nature.

Learn,
Experience,
Enjoy the good sights of life.

Disciplined,
Motivated,
Believed,
Taking actions under my values and morals with word cloud for 2013;

 

 

 

 

 

 

Kültür ve Sanat Güncem

Notre Dame de Paris – Zorlu Center PSM, 2014.05.03

11942_10152331876255813_3742876326560617250_n
Fransa’nın en başarılı müzikali bir kez daha yola çıkıyor.
“Çingeneler tarafından katedrale bırakılan kambur, çirkin ve sağır bir çocuk ve en sevdiği yer olan katedralin çan kulesi. Ta ki kalbinde birşeyler hissetmesini sağlayan o güzel çingene kızı Esmeralda’yı görene kadar…”
Victor Hugo’nun ölümsüz romanı “Notre Dame’ın Kamburu”ndan sahneye uyarlanan müzikal insanların değer verdikleri şeyleri nasıl ayakta tutabileceğini büyülü atmosferiyle göstermektedir.

Luc Plamondon ve Richard Cocciante’nin modern sahneye uyarladığı klasik bir aşk hikayesi olan müzikal; müzikleri, oyunculukları ve kostümleriyle izleyenleri 1800’lü yıllara götürmekte.
1998 yılında Paris’te Palais des Congres’de ilk defa sergilenen müzikal, 10 milyonu aşkın CD ve DVD satışı, 15 yılda 8 milyondan bilet satışı başarısına ulaştı.10271647_10152331876040813_3401764258394174706_n

Daha ilk yılında en çok bilet satışı yapan prodüksiyon olarak Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’na girdi ve dünyanın birçok ülkesinde “En İy Müzikal” ödülünün sahibi oldu.10257048_10152331875490813_1783400829234070013_n

Notre Dame de Paris’nin efsane şarkısı Belle, Fransız televizyon izleyicileri tarafından 20. yüzyılın en iyi şarkısı, Rus izleyiciler tarafından ise on yılın şarkısı seçildi. Titanik filminin hafızalara kazınan şarkısı “My Heart Will Go On”un söz yazarı Will Jennings’in İngilizce uyarlamasıyla İngilizce olarak sahnelecek müzikali kaçırmayın.

Dünyanın en çok seyredilen müzikallerinden olan Notre Dame de Paris, 14 farklı ülkeden sonra şimdi İstanbul’da, PSM’de sanatseverlerle buluşuyo

Luz CASAL, ALMA – Cemal Reşit Rey, 2014.04.21luz-casal-2

Pedro Almodovar’ın ‘Yüksek Topuklar’ filminin unutulmaz sesi Luz Casal, kayıtlarını Los Angeles’ta gerçekleştirdiği yeni albümü ‘Almas Gemelas’ ile geri dönerken, hem yeni şarkılarını hem de 30 yıllık kariyerinin en güzel şarkılarını 21 Nisan’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’na getirerek sahneledi.

Unutulmaz Pedro Almodovar filmi ‘Yüksek Topuklar’ için kaydettiği Augustin Lara klasiği ‘Piensa En Mi (Beni Düşün)’ şarkısıyla Türkiye’de de çok sevilen ve son stüdyo albümü ‘La Pasion’ ile de Türkiye’de yine platin plak satışlarını geride bırakan Luz Casal son olarak Best Of albüm çalışması ‘Un Ramo De Rosas (Bir Gül Demeti)’ ile de en çok satanlar arasına girmişti.

‘Gracias A la Vida’, ‘ Historia De Un Amor’, ‘Amado Mio’ gibi klasik şarkılara l_casalgetirdiği yorumlarla tüm Avrupa’da romantik dinleyicilerin hayranlığını kazanan Luz Casal yeni albümü “Almas Gemelas”ın dünya turnesi kapsamında 21 Nisan’da Cemal Reşit Rey’de sevenleriyle buluştu.

Luz Casal bundan yıllar önce doğduğu yer Asturias’dan hayalleri için Madrid’e taşındığında çok geçmeden çeşitli orkestralarda şarkılar söylemeye başlar. Önce bir müzikalle yola çıkarak Raquel Meller rolünü alır. İlk single çalışması olarak El Ascensor (Asansör) yayınlanır yayınlanmaz 1980 yılında Eleştirmenler Özel ödülünü kucaklayan sanatçı 2 yıl sonra ilk albümü yayınlandığında İspanyol müzik arenası için yeni bir tarz doğurur. İlk albümünün şarkıları Ciudad Sin Ley (Kanunsuz Şehir) ve No Aguanto Más (Daha Fazla Dayanamayacağım) çoktan birer hit olmuştur.

Sanatçı bu albümündeki Eres Tú (Sensin) adlı aşk şarkısıyla müziğinin çeşitliliği konusunda da ipucu vermeye başlar. Sanatçı ikinci albümü Los Ojos del Gato (Kedinin Gözleri) yayınlandıktan hemen sonra İspanya’nın en ünlü turnelerinden biri olan El Rock De Una Noche De Verano’da sahneyi İspanyol rock müziğinin ünlü isimleri Leñove Miguel Ríos ile paylaşır.

luz-casal-41985 yılında Luz III adını verdiği albümü de Rufino ve Hechizado gibi şarkılarla ününe ün katar. Quiéreme Aunque Te Duela (İncitse de Sev Beni) adlı 1987 yılı albümü Luz’un kariyerinde bir dönemi kapar ve ilk dört albümünün prodüksiyonunu yapan Carlos Narea ile yollarını ayırır.

1989 yılında Paco Trinidad prodüktörlüğünde Luz V. Loca albümünü yayınladığında şarkıları Te De jé Marchar (Gitmene İzin Veriyorum) ve No Me Importa Nada (Hiç Bir Şey Umrumda Değil) için eleştirmenler İspanyol müziğinin en önemli şarkılarından ikisi yorumunu yaparlar… Bu noktada Pedro Almodóvar’ın teklifiyle yönetmenin Tacones Lejanos (Yüksek Topuklar) filminde bir Agustín Lara klasiği Piensa En Mí (Beni Düşün) ve Mina şarkısı Un Año De Amor (Bir Aşk Yılı) şarkılarını söyleyince Luz Casal artık ilk uluslararası çıkışını gerçekleştirmiştir…

Bir yandan Fransa’da da başarılı olmaya başlayan sanatçı birbirinden ünlü luz-casalfestivallerle ününü Güney Amerika’ya kadar taşır.

1991 yılında A Contraluz (Işığa Karşı) albümüyle bir kere daha müziğindeki rock özünü pekiştirir. 1995 yılında yayınladığı Como La Flor Prometida (Söz vermiş çiçek gibi) albümü 800,000 kopyadan fazla satarak kariyerinin en başarılı albümü olur.

Bir sonraki stüdyo albümü Un Mar De Confianza (Güven Denizi) 2000 yılında yayınlanır ve şarkısı Mi Confianza eleştirmenler tarafından büyük övgüyle karşılanır.

2002 yılında yayınladığı Con Otra Mirada (Başka Bir Bakışla) albümüyle uluslararası prestijini Fransa ve İspanya’nın dışına taşımaya karar veren sanatçı, tarzını daha evrensel şarkılara yöneltmeye başlar. 2004 yılında yayınlanan albümü Sencilla Alegría (Sade Zevk) sanatçının 10.stüdyo albümü olurken Un Nuevo Día Brillará (Yeni bir gün parlayacak) sanatçının yepyeni hiti olur.

luz-casal-piensa-en-miİspanya’nın ünlü sinema ödülleri Goya Ödülleri’nde El Bosque Animado filmi için yaptığı şarkısıyla en iyi şarkı ödülünü alan sanatçı ünlü yönetmen Alejandro Amenabar’ın Oscar alan filmi Mar Adentro (İçimdeki Deniz) için Negra Sombra (Siyah Gölge) şarkısını seslendirir.

2007 yılında, web sitesinde kanser olduğunu duyuran sanatçı, kanserle savaşırken tedavinin ortasında ünlü Glastonbury festivaline katılır. Hastalığını yenip iyileştikten sonra kemoterapiye gönderme yaptığı Vida Tóxica (Zehirli Hayat) albümündeki Sé Feliz (Mutlu Ol) uzun kariyerinin yepyeni hit şarkısı olur.

Sanatçının 2009 yılında çıkardığı stüdyo albümü La Pasión (Tutku) Latin Amerika’nın en büyük şarkılarına güzel bir yolculuk yaparken, albümün prodüktörü Renaud Letang daha önce Feist ve Manu Chao gibi isimlerle çalışmış ünlü bir Fransız prodüktör olarak Casal’la işbirliğine başlar. Albümün düzenlemelerini yapan Eumir Deodatoi seyine çok ünlü bir aranjör ve Frank Sinatra, Björkvek.d.Lang gibi ünlü isimlere yaptığı aranjelerle tanınan bir isim olarak Casal’ın yeni müzik ortaklarından bir diğeri olur. Albümde dikkati çeken bir başka isim ünlü moda fotoğrafçısı Jean Baptiste Mondinoise albümün kapak çalışmasına ve fotoğraflarına imzasını atar…

Luz Casal ‘La Pasion’ albümüyle Fransa ve İspanya’da 300.000’den fazlaLUZ-ALMAS-GEMELAS_p satarak haftalarca listelerde bir numara olurken, Los Angeles’ta kayıtları yapılan albüm ülkemizde de platin satışlarını geride bıraktı bile. Albümünlü caz plak şirketi Blue Note Amerika’da da piyasaya çıkarken, Casal’ın ses getiren albümlerinden biri olarak diskografisine yazılmış oluyor…

Sanatçının 2009 Kasım’ında Fransa’nın en prestijli ödüllerinden biri olan devletin Sanat Nişanı ile ödüllendirilmesi Luz Casal’ın İspanya dışında da ne kadar çok sevildiğini gösteriyor.

2010 yılında tekrar kansere yakalandığını açıklayan sanatçı, hastalığı tekrar yenerek 2011’de sahnelere geri döndü.Sanatçının Madrid Arena’da İspanya Kanser Birliği için verdiği yardım konserinde 200.000 Euro’dan fazla para toplandı.

Luz Casal, 2011’de çıktığı dünya turnesi kapsamında Kanada, Bahreyn, Yunanistan, Portekiz, Fas, Tunus, Belçika, Monako, Avusturya, İsviçre, Şili, Kolombiya, Meksika’da konserler verdi.

fft1_mf117242011 yılının Aralık ayında sanatçı 30 yıllık kariyerinin bir özetini yaptığı Best of çalışması ‘Un Ramo De Rosas (Bir Gül Demeti)’ yayınlarken, 2012’de büyük bir dünya turnesine daha imza attı. Sanatçının 4 yıl aradan sonra çıkardığı ilk stüdyo albümü “Almas Gemelas” ise kayıtlarını Los Angeles’ta Eastwest stüdyolarında gerçekleştirdiği bir albüm olarak daha şimdiden eleştirmenler tarafından Luz Casal’ın uluslararası markete yönelik hazırladığı en iyi albüm olarak gösteriliyor.

 

 

Maria Pages, ÜTOPYA – Cemal Reşit Rey, 2014.03.01

“Oscar Niemeyer bana insanlığın bir hiyerarşisi olmadığını hatırlatıyor… Hepimiz aynıyız, tek bir boyut var. Oscar, bana bu eşitliğin dünyayı değiştirme umudunu canlandırdığını hatırlatıyor. Çünkü hepimiz gülüyoruz ve ağlıyoruz.Ve hepimiz doğuyoruz ve ölüyoruz.” – Maria Pages20140302-123553.jpg

“Hayat sadece bir nefes. Her şeyin bir sonu var. Ben gittikten sonra başkalarının işlerimi tamamlayacağı söylendi. Ama onlar da ölecek. Ve başkaları gelecek ve sonunda onlar da gidecek. Ölümsüzlük bir fantezi, gerçeği unutmanın bir yolu. Önemli olan ne varsa burada, hayat, insanlar… Arkadaşlarını kucakla, mutlu yaşa.Dünyayı değiştir hepsi bu.” – Oscar Niemeyer

Ütopya, Maria Pages’in son gösterisi olarak sanatsal ve etik açıdan hayata ayak uyduramamayı sorguluyor. Dayanışma, taahhüt, sürgün ve hayatın kısalığını irdeleyerek, insanın kainat düzeni içinde küçük kalışını, sefillikleri ve güzelliklerine karşı kayıtsızlığını sorgulayan bir eser oluyor. Gösterinin çıkış noktası olan değişimin hayal gücü ve ideallerin peşine düşmek, eserde en çok vurgulanmak istenen öğe oluyor.

Flamenko dansları Oscar Niemeyer’in çizimlerinin yaratıcılığıyla hareket ediyor ve gösteri için özel olarak hazırlanan ve canlı çalınan müziklerde gösteriyi zenginleştiriyor. Özellikle Oscar Niemeyer’in imzasını taşıyan ve şarkıcı, şarkı yazarı Fred Martins’in söylediği “Tranquilo Com A Vida” adlı samba şarkısıyla gösterileri renkleniyor.

ÜTOPYA

Fikir, yönetmenlik ve koreografi: Maria Pages
Farruca koreografileri ve yardımcı koreograf: Jose Barrios
Müzik ve düzenlemeler: Ruben Levaniegos, Fred Martins, Isaac Munoz y Jose “Fyty” Carrillo
Sözler: Charles Baudelaire, Mario Benedetti, Miguel de Cervantes, Antonio Machado, Larbi El Harti, Pablo Neruda, Oscar Niemeyer, Marcelo Diniz
Işık: Pau Fullana
Set ve kostüm tasarım: Maria Pages
Ses tasarım: Albert Cortada
Materyal boyama: Maria Calderon

Sergi: “Nazım Hikmet 111 Yaşında” – “Ocak 2013” – Istanbul
 “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür Ve bir orman gibi kardeşçesine, Bu hasret bizim” Kadıköy Belediyesi büyük şairimiz Nazım Hikmet’i doğumunun 111. Yılında bir dizi etkinlikle anacak.. Dünya şairi Nâzım Hikmet, Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi ve Yapı Kredi Kültür Sanat işbirliğiyle hazırlanan NAZIM 111 YAŞINDA sergisiyle memleketinin insanlarıyla buluşuyor. Evrensel şairin özel eşyaları, tabloları, belgeleri ile zengin bir içeriğe sahip olan bu sergi 12 Ocak – 7 Şubat 2013 tarihleri arasında Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde gezilebilir. Kadıköy Belediyesi Etkinliği
Museum: Istanbul Archaelogical Museum “January 2013” – Istanbul 
 The İstanbul Archaeological Museums, which is housing various artifacts from civilizations that had left their traces to different periods of the history, is one of the 10 most important world-class museums designed and used as a museum building. Additionally, it is the first institution in Turkey arranged as a museum. Besides its spectacular collections, the architectural aspects of its buildings and its garden are of historical and natural importance.
Art Fair : Istanbul Contemporary “22-25th November 2012 – İstanbul”
Contemporary Istanbul, the premium and largest art fair in Turkey, announces its 7th edition at the Istanbul Convention and Exhibition Center (ICEC) and the Istanbul Congress Center. Running from 22 – 25 November 2012, the fair will offer a comprehensive range of Turkish and international art including painting, sculpture, video works, installation and limited editions from local and international galleries.

 Click for Event Spot Video >>

Tiyatro Oyunu: Canlı Yayın “30 Kasım 2012 – İstanbul”
Show: Cirque Du Soleil – Allegria “28 Eylül 2012 – İstanbul”
Sergi: Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı “Burhan Doğançay Retrospektifi”
Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi, sanatçının son 50 yıllık çalışmalarının bir dökümü niteliğini taşıyor. Doğançay’ın 14 ayrı dönemini ve dünyanın farklı koleksiyonlarında yer alan çalışmalarını izleyiciyle buluşturan sergi için hazırlanan katalogdaki görsellere eşlik eden metinler, sanatçının kariyerinin tüm gelişim evrelerini açıklayarak birikimine farklı bir perspektif getiriyor.
Sergi: Dünden Sonra “İstanbul Modern Fotoğraf Koleksiyonundan”
İstanbul Modern, kuruluşundan bu yana oluşturduğu fotoğraf koleksiyonundan
bir seçkiyi “Dünden Sonra” adlı sergiyle izleyicilerle buluşturuyor. Sergi,
Osmanlı’dan günümüze uzanan süreçte Türkiye’de fotoğrafın teknik ve kavramsal
gelişimini ortaya koyuyor.
Sergi: Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar
Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar sergisi, Türkiye’de üretilen modern ve çağdaş sanatın başlangıç evresinden bugüne geçirdiği süreci, en önemli sanatçı ve çalışmalar üzerinden izleyiciye sunuyor.
Sergi: The Great Masters: Michelangelo, Leonardo, Raphael 
16. yüzyıl İtalya’sının en ünlü üç ustasının bilim ve sanatta nasıl izler bıraktıklarını anlatan sergi.
Festival: Hong Kong Film Panorama İzmir
Konser: Livio Angalesanti “Şan Resitali”
(Piyano: Tuğçe Özaytekin)

Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi, İzmir – Türkiye Tarih: 16.05.2012

Konser: Catarina Dos Santos

Sergi: Doğu’nun Gizemi Batı’nın Rüyası (Zuhal Yorgancıoğlu)


Konser: Şef James Tuggle, Solist Janis Vakarelis, Başkemancı Kartal
Akıncı
 
Festival: 12. İzmir Film Festivali Açılışı
 
Sergi: Sinemaskop Türkiye(Nuri Bilge Ceylan)

Yer: Adnan Saygun Sanat Merkezi, İzmir – Türkiye Tarih: 22.04.2012

Festival: İzmir Uluslararası 6. Kukla Günleri (La Compagnie Azhar – Magic
Dust)
 
Konser: Noel Konseri Tenor Livio Angelisanti (İtalya’nın Ulusal Birliği’nin
150. Yıl Kutlamalarının Kapanışı Vesilesiyle)
 
Konser: Barok ve Aydınlanma Çağı Müziği Haftası Şef Howard Griffiths, Solist
Maurice Steger “Blok Flüt”, Baş Kemancı Deniz Akıncı
 
Konser: Sunshine Band
 
Opera: Çingene Baron, Yazan Johann strauss
 

Konser: Rus Moskova Antik Müzik Akademisi (Tatiana Grindenko)


Yer: İzmir Sanat, İzmir – Türkiye Tarih: 10.10.2011

Konser: Fazıl Say


Yer: Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, İzmir – Türkiye Tarih: 02.10.2011

 


İzmir’de Kültür ve Sanat denince akla gelen yerler;
Adnan Saygun Sanat Merkezi
İzmir Sanat
İsmet İnönü Sanat Merkezi
E.Ü. Atatürk Kültür Merkezi
Devlet Opera ve Balesi
Hava Gazı Fabrikası (Açık Hava Sinema Gösterimleri, çim konserleri)
Resim ve Heykel Müzesi
D.E.Ü. Sabancı Kültür Merkezi
İtalyan Kültür Merkezi
Fransız Kültür Merkezi
Arkas Sanat MerkeziSevdiğim Mekanlar (Cafe ve Restorantlar)Sporİzmir’de Kültür ve Sanat denince akla gelen yerler;(deneme)